12 Kasım 2013 Salı

Network Marketing, Umut Tacirliği...

Herhalde bu sistemin en büyük ilham kaynağı sokaklarda uyuşturucu satan insanlar olmuşlardır. 1 kişi uyuşturucu satar, etkisinden kurtulamayan 10 kişi çıkar ortaya, 10 kişiye para lazımdır, bu kişiler kendi 10 ar kişilerini bulup onlar üzerinden kâr paylarını elde ederler ve bir anda network marketing çıkar ortaya. Ne sınır vardır, ne ahlak, ne etik, kullandıkça sendeki değişikliği çevrendekiler anlayacaktır, soracaklardır sana nedir sendeki bu değişikliğin sebebi, sende dersin bak bundan kullanıyorum o sebeple mutluyum, sende kullan üstelik 100 gram alırsan sende kendi müşterilerini bulup onlara satarak kâr payını alırsın, eğer 2000 gram alırsan distribütör olursun böylece kendine satıcılar ayarlayabilirsin... Ne kadar tanıdık bir hikaye dimi...

Bu yazı girişinden de anlaşılabileceği üzere Network Marketing üzerine bir eleştiridir. Ana başlıkları şunlardır:

1- Pazar Doygunluğu
2- Piramit Yapısı
3- Ahlak ve Etik
4- İlişkilerde Bozulma
5- Yasal Sorunlar

1 - Pazar Doygunluğu: Tabiatında var olan bir problem

Eğer bir network marketer yani bir dağıtıcı ile konuşurken doygunluk kelimesini kullanırsanız, ondan şöyle bir tepki alırsanız şaşırmayın, “Doygunluk mu, eğer pazar doygunluğa ulaşmış olsaydı şu anda Hawai’de tatilimi yaşıyor olurdum...”. Market doygunluğu gerçekten karmaşık bir konu ve bunu anlamak için konuyu detaylandırmamız lazım...

Bir çok network marketing yapısında size şunu söylerler, sonsuz derinlikte bir network oluşturabilirsin, hiç bir sınır yok, ne kadar çok dağıtıcı ayarlarsan o kadar çok payını alırsın. Siz de bu söylenenleri kendinize bağladığınız dağıtıcılara aynı şekilde iletirsiniz. Peki bu mantıkla Pazar ne zamana kadar dağıtıcı kabul eder hiç bunu düşündünüz mü?

Pazar doyum noktasına ulaştı mı bunu bilebilmek için öncelikle pazarı yani çevrenizin ihtiyaçlarını ve durumu bilmelisiniz. Öncelikle karşınızdaki dağıtıcıya şu soruları sorun, bakalım size cevap verebilecek mi?

- Benim bulunduğum çevrede şu an kaç adet dağıtıcı mevcut?
- Benim bulunduğum çevrede şimdiye kadar kaç kişi bu ağa katıldı?
- Benim bulunduğum çevrede şu an kaç aktif satıcı ve dağıtıcı var?
- Benim bulunduğum çevrede düzgün bir şekilde bu ürünü pazarlamak için kaç dağıtıcıya kadar çıkılmalıdır?

Bu soruların cevabını size hiç bir dağıtıcı vermez/veremez, çünkü size sunulan hayal sonsuza uzanan bir piramit modelidir. Sınırların olmadığı size inandırılmıştır.

2 - Piramit Yapısı: Bozuk bir organizasyon

Size sunulan sonsuz derinlikte bir piramit, peki gerçekten işler böyle mi ilerliyor? Kurduğunuz piramit kaçıncı seviyeye kadar ilerleyebilir? Bu yapının matematiksel ifadesi geometrik dizidir. Karşınızdaki dağıtıcıya sorsanız ben de dağıtıcı olsam ve kendime satıcılar/dağıtıcılar eklesem kaç kişi bulabilirim, büyük bir olasılıkla size vereceği cevap ne kadar bulabilirsen, o senin becerin. Diyelimki bulunduğunuz ağdaki her bir dağıtıcı kendisine 10 kişi ayarlayabiliyor. Peki bunu matematiğe dökersek ortaya nasıl bir sonuç çıkar?

Siz : 1
Seviye 1 : 10 (11 kişi)
Seviye 2 : 100 (111 kişi)
Seviye 3 : 1.000 (1.111 kişi)
Seviye 4 : 10.000 (11.111 kişi)
Seviye 5 : 100.000 (111.111 kişi)
Seviye 6 : 1.000.000 (1.111.111 kişi)
Seviye 7 : 10.000.000 (11.111.111 kişi)
Seviye 8 : 100.000.000 (111.111.111 kişi)
Seviye 9 : 1.000.000.000 (1.111.111.111 kişi)
Seviye 10 : 10.000.000.000 (İyide dünyanın nüfusu 6.000.000.000 kişi...)

Peki siz kaçıcı seviyeden bu ağa katıldınız, sizin bulunduğunuz bölgede kaç satıcıya ulaşıldı, bulunduğunuz çevre kaç dağıtıcıyı kaldırabilir, bunların hiçbirinin cevabı size verilemiyor. Size ulaşabildiğiniz kadar insana ulaşma şansınızın olduğu söyleniyor ancak aslında siz sadece kendi çevrenize ulaşabilir durumdasınız ve sizin çevreniz zaten en fazla 2. veya 3. seviyeden sonra ilerlemez. Peki asıl soru geliyor, siz satıcı mısınız, yoksa son müşteri mi?

3 - Ahlak ve Etik: Hırs problemi

Siz bu ağa katıldığınız zaman sizin en büyük hayaliniz herhalde durmadan büyüyen bir ağım olsun ve artık ben çalışmayayım onlar benim yerime çalışsınlar. Bu sebeple ekleyebildiğiniz kadar insanı bu ağa ekleyebilmek için mücadelinize başlarsınız.

Öncelikle sizden istenen ürünü sizin de kullanmanızdır, böylece çevrenizdeki insanlar sizdeki değişimi göreceklerdir ve bu değişimin nedenini size sorduklarında, bakın ben bu ürünleri kullanarak böyle bir yaşam sürüyorum siz de kullanırsanız benim gibi mutlu olursunuz diyebileceksinizdir. Bu sebeple sizden belli bir miktarda ürünü almanızı ve kullanmaya başlamanızı isterler. Yani hem satıcı olacaksınızdır hem de kullanıcı. Siz de istenen yüksek meblağdaki parayı vererek dağıtıcı olma hayaliyle ürünleri alırsınız. Artık bir dağıtıcısınzdır ve istediğiniz kadar insanı ağınıza ekleyebileceksinizdir.

Yalan hikayeler oluşturulmaya başlanır bir anda... Hikayelerin çoğu şuna benzerdir: Ben 2 sene önce bu işe girdim, o vakitler evden işe işten eve giden gariban bir çalışandım ama artık gördüğünüz gibi bu muhteşem arabaya ve bu villaya sahibim, siz de geç kalmadınız bir an evvel girin bu işe ve geç kalmadan payınızı alın. İnsanlara umut dağıtmaya başlarsınız, onlara özledikleri yaşam tarzını ne kadar kolay yakalayabileceğini ama halen ayakta uyuduklarını anlatırsınız.

Artık hırsınızın kurbanı olmuşsunuzdur ve çevrenizdeki insanlar sizin arkadaşlarınız dostlarınız akrabalarınız değil size para kazandıracak dağıtıcı adaylarıdır. Ve beklenen son gelmiştir, ilişkilerde bozulma...

4 – İlişkilerde Bozulma : Oyunun sonu...

Çevrenizdeki insanları bu ağa katılmaya ikna ettiğiniz zaman bir çok insan elinde var olan son parayla veyahutta bulabildiği borçlar ile zengin olma hayallerinin peşine düşerler, ancak başından beri anlattığım üzere oyunun sonu bellidir ve her bir satıcı bir zaman sonra çevresindeki talebin bitmesi nedeniyle elinde mallarıyla kala kalmıştır.

Ağ içinde dağıtılması gereken kâr payları nedeniyle ürünün fiyatı olması gerekenden çok daha yukarıda satılmaktadır. Bu da ürünlere olan talebi bir süre sonra durdurur. Elinde aldığı ürünler ile baş başa kalan satıcı anlarki aslında o bir satıcı değil son müşteri olmuştur. Bunun sorumlusu olarak kendisini bu işe sokan arkadaşını yani sizi bilecektir. Ve dolayısı ile artık siz bir arkadaş değil onu kazıklayan bir insan durumuna düşmüşsünüzdür.

Peki sonuç; artık oyun bitmiştir, cebinizdeki paradan olmuşsunuzdur. Eğerki başarılı olduysanız o zaman sizin için diyebileceğim bir sonuç yoktur, çünkü siz işin ahlak ve etik noktasında zaten yol ayrımını kabul etmişsinizdir.

5 – Yasal Boyut : Rekabet

Daha önceki davalarda Network Marketing işlerini yapan şirketler suçsuz bulunmuşlardır ancak daha sonrasında fiyatların rekabete açık olmamasından yani her satıcı tarafından aynı fiyat ile ürün satıyor olmanlarından dolayı cezaya çarptırılmışlardır. Ağların bir çoğunda ürünlerin fiyatları belirlidir ve bu fiyatın dışında satan satıcılar ağlardan çıkartılırlar. Yani rekabete açık değildir. Bu da kanunen yasaktır.

Sonuç olarak şöyle bir özet geçmek istiyorum;

Size süslü püslü laflar ile sunulan kolay zengin olma yolları olarak tanıtılan network marketing sistemleri sadece bazılarını zengin etmek için kurulmuşlardır. Özelliklede piramitin en tepesindeki insanları. Var olan, işleyen satış hiyerarşilerindeki her bir network elemanına işlerini yürütebileceği kadar gerekli pazar payına sahip olabilmeleri sağlanır. Ama MLM sistemlerinde bunun bir kısıtı yoktur, 2 arkadaş aynı çevreye sahip olmalarına rağmen 2 si de ağa girebilir. MLM sistemlerinde satılan ürünler genellikle sadece o ağ içerisinde satılıyorlar. Bu ürünler ederinin çok üzerinde satılmaktadır, çünkü kâr payları dağıtılması gereken komisyonlar üzerine konulmmaktadır. Satış ağları her daim ihtiyaca göre kurulur. Sınırsız satış noktası sisteme ekleyemezsin. Size verdikleri örneklerin bilimsel mi değil mi ona önem verin. Yani yok şu ünlü bu sistemde yok şu büyük şirket bizim arkamızda, vs. vs. gibi gazlamalara değer vermeyiniz. Son olarak yazıma "uyuşturucu" örneği ile başlamamın nedeni yakalayıcı bir giriş yapmaktır.